That Thing You Do!
Önceki.
göster.
yer.
sonraki.

:25:02
Þuna bak. Piknik ýzgarasý.
Piknik ýzgarasý þimdi 7.89 dolara.

:25:08
Tanrým. Burada bir þey var.
Bak þuna. “Ayakkabý cilalama takýmý.”

:25:14
Ýnsanlar artýk bir fýrça bile alamýyor,
ayakkabý cilalama takýmý almasý gerek.

:25:20
Tanrým, aman Tanrým.
:25:21
“Portatif radyo: 8.88 dolar.”
:25:24
“Cumartesileri açýk, saat ondan ona
kadar. Pazarlarý, on ikiden altýya.”

:25:29
“Pazarlarý on ikiden altýya kadar açýk.”
Ýþ yapmak için Pazarlarý açýk olman

:25:34
gereken bir ülkede yaþamak istediðimi
sanmýyorum.

:25:39
Aileni geçindirmek için Pazar çalýþman
gerekmemeli, deðil mi?

:25:42
- Gazeteyi býrakalým.
- Ben alýp bir kenara koyayým.

:25:46
Tamam, iþe koyulalým.
Guy, þu plaklarla oynamayý býrak.

:25:50
Burada plak satmýyoruz, deðil mi?
Anne? Bu bir araç gereç dükkaný.

:25:56
- Adý da Patterson Araç Gereç.
- Ýçeri gelin.

:26:00
Yardýmcý olabilir miyim?
:26:03
Sen davulcusun, deðil mi?
:26:05
Dün gece Villapiano'nun Yeri'nde
dinlediðim grubun davulcusu.

:26:09
Evet, benim.
:26:12
- Phil Horace.
- Guy Patterson.

:26:18
Plaklarýmýzdan almak ister misiniz?
Ýndirimdeler.

:26:21
Daha fazla vaktini almak istemem.
Büroma gelir misin, lütfen?

:26:29
Biliyorsun, Guy, grubunuzun iyi
yönlerinden biri

:26:32
güzel, doðal, ham bir kalitesinin olmasý.
:26:37
- Bu hoþuma gidiyor.
- Teþekkür ederim.

:26:40
Söyleyeceðim, ben bu isi biliyorum.
Ve bu zirveye çýkacak bir plaktýr diyorum.

:26:48
Bak, zirveye çýkacak plak iyi bir güveç
gibidir.

:26:52
Tüm malzemelerin birlikte kararýnda
piþmesi gerek yoksa çorba olur.

:26:58
- Bira için çok erken deðildir umarým.
- Susamýþtým.


Önceki.
sonraki.