Jawbreaker
Önceki.
göster.
yer.
sonraki.

:46:03
Bunun hiç olmamasý gereken
bir þey olduðunu...

:46:07
...düþündün mü?
:46:08
Ne demek istiyorsun?
:46:12
Sen kimseyle...
:46:14
...vakit harcamayan bir kýzdýn.
:46:16
Ama seni otobüs beklerken
gördüðüm gün, sanki biliyordum.

:46:21
Yalnýzdýn ve artýk
yanýnda onlar yoktu.

:46:24
Yani, sana yaklaþabileceðimi
hiç düþünemezdim.

:46:28
Seni görmüþtüm.
:46:29
Beni gördüðünü görmüþtüm.
:46:32
Mümkün deðil, yanýna gelemezdim.
:46:36
Neden?
:46:40
Yani, senden hoþlanýyordum.
:46:45
Sana birþey göstermek istiyorum.
:46:49
Gel.
:47:10
Burasý çok güzel.
:47:13
Kimsenin beni bulmasýný
istemediðimde buraya gelirim.

:47:18
Seni artýk ben bulabilirim.
:47:28
-Seni bulmak zor oldu, Fern.
-Vylette.

:47:30
Adým Vylette.
Fern çocukluk adýydý...

:47:33
...ama artýk, son sýnýf olarak,
Vylette daha çok yakýþýyor.

:47:37
Bu aramýzda kalabilir mi?
:47:39
Elbette.
:47:43
Bayan Sherwood, Liz'in ödevlerini,
evine senin götürdüðünü söylüyor.

:47:48
Biraz bundan bahseder misin?
:47:50
Liz'le ben aslýnda
resmen tanýþmamýþtýk.

:47:54
Yine de tanýþtýk sayýlýr.
:47:57
Verilecek bir dönem ödevim vardý.

Önceki.
sonraki.