Being There
Önceki.
göster.
yer.
sonraki.

1:16:01
Baþkan'a yakýn çalýþan...
1:16:04
buna karþýn pek tanýnmadan kalmayý baþaran...
1:16:07
sizin gibi insanlara rastlamak
hep çok þaþýrtýcý olmuþtur.

1:16:12
Evet, çok þaþýrtýcý.
1:16:17
Evet, tabii.
1:16:20
Sanýrým bundan böyle
tanýnmayan biri olarak kalamayacaksýnýz.

1:16:26
Güzel.
1:16:29
Sanýrým, Baþkan'ýn söylediðine göre...
1:16:32
onun ekonomik görüþü ile hemfikirmiþsiniz.
1:16:41
Hangi görüþ?
1:16:50
Baþkan bu ülkenin ekonomisini
bir bahçeye benzetti...

1:16:54
ve bir düþüþ döneminden sonra
doðal bir büyüme dönemi yaþanacaðýný söyledi.

1:17:00
Evet.
1:17:02
Her þeyin...
1:17:04
büyüyüp güçlenmesi...
1:17:07
mümkün.
1:17:09
Ve bin bir türlü yeni aðaç...
1:17:12
ve yeni çiçek için...
1:17:15
yeterince yer var.
1:17:22
Yani demek istediðiniz...
1:17:24
bu, bahçede yaþanan bir mevsimden
baþka bir þey deðil.

1:17:28
Evet.
1:17:30
Bir bahçenin bakýma ve sevgiye ihtiyacý vardýr.
1:17:35
Ve bahçenize sevginizi verirseniz...
1:17:37
her þey büyür.
1:17:40
Ama ilk önce bazý þeylerin solmasý gerekir.
1:17:44
Bazý aðaçlar ölür...
1:17:46
-Bu o gardenyacý.
-Evet, Chauncey Gardiner.

1:17:50
Hayýr, gerçek bir bahçývan.
1:17:53
Bahçývan gibi konuþuyor.
Ama bence çok zeki biri.


Önceki.
sonraki.